Tarlov kisti
 

Tarlov Kisti

Tarlov kisti sinir kökünün etrafında kist olması durumudur ve sakrum denilen omurganın en alt kısmındaki kemikler bölgesinde olur. Bu kistler tipik olarak posterior sinir kökünde olurlar. Kist valfli yada valfsiz olabilir. Tarlov kistini diğer kistlerden ayıran en önemli özellik sinir köklerinin kistin içinde olmasıdır.

Alt pelvik bölgeye yakınlığından dolayı bel fıtığına, araknoid kiste yada kadınlarda bazı jinekolojik hastalıklarla karıştırılabilir. Tanı hastada bu bölgeyi ilgilendiren diğer hastalıkta varsa daha zor olur.

Hastalığın sıklığı

Küçük asemptomatik (şikayet yapmayan) Tarlov kisti popülasyona % 5-9 oranında vardır. Bununla beraber büyük kistlerin şikayet yapması oldukça azdır. Tarlov kisti ilk 1938 yılında espit edilmiştir bununla ilglli az yayın mevcuttur.
Son yapılan bir çalışmada Tarlov kisti olan hastaların %86.6’sı kadın % 13.4’ü erkekti. Bu hastalık kadınları erkeklerden daha çok etkilemektedir. Hastalrın çoğu 31 ila 60 yaş arasındadır. Hastalrın % 33’ünde vücudun başka yerinde de kist vardır (karın, el ve elbileği gibi). Hastaların ağrısına göre bakıldığında % 3’ünde ağrı yok, %4.2’sinde çok hafif ağrı, % 7.6’sında hafif, % 31.5’inde orta düzeyde, % 38.6’sında şiddetli ve %15.1’inde ise ağrının çok şiddetli olduğu gösterilmiştir.
Kaynak: Tarlov Cyst Support Group, Tarlov Cyst Survey

Sebepler

Tam sebebi bilinmemekle beraber, asemptomatik Tarlov kistinin neden semptomatik hale geldiğine ilişkin bazı hipotezler vardır. Burada sebebin özellike kalçanın üzerine düşme şekilnde olan kazalar sonrasında kistin büyüyerek  şikayete sebep olduğu düşünülmektedir.

Şikayetler

Kistin üzerindeki bası artınca ağrı şikayeti başlar ve sinirde hasar yapar. Oturmak, yürümek, ayakta durmak ağrıya sebep olur ve hasta bir yanına eğillince ağrı olmaktadır en rahat olduğu bir tarafına yan yatınca olmaktadır. Şikayetler hastadan hastaya değişim gösterir bazen çok şiddetli iken bazen de kaybolur. Tarlov kistinde aşağıdaki bulgular vardır:

  1. etkilenen sinirin ilgili alanına yayılan ağrı özellikle kalçadadır
  2. kas güçsüzlüğü
  3. uzun süre oturmak ile olan ağrı
  4. reflekslerde kayıp
  5. kabızlık gibi tuvalet fonksiyonunda değişme
  6. sık sık idrara çıkmak yada idrarını kaçırmak
  7. seksüel fonksiyonda değişme

Teşhis

Konu hakkında bilginin az olması nedeniyle tanı gözden kaçabilir. Birçok pratisyen hekim Tarlov kistini tanı olarak aklından geçirmeyebilir. Burada yapılacak olan bıu konuda tecrübeli beyin cerrahına müracaat etmektir.

Tanı MRI ile konulabilir takipde CT myelografi önerilir. Hastada örolojik problemler varsa ve testler yapılırsa Tarlov kistitespit edilebilir. Nörolojik mesanesi olan hasalarda tarlov kisti olup olmadığı bakılmalıdır. Tarlov kisti ile beraber mesane problemi varsa irodinamik testler yapılmalıdır. Önce üretradan kateter ile mesaneye girip mesane su ile doldurulmalıdır ve mesane duvarının cevabı kaydedilmelidir. Sistoskopi ile içinde kamera olan küçük tüp üretradan girer ve mesane duvarı görülür. Nörojenik mesafede mesafe duvarı kaslıdır. Üçüncü test USG yapılarak böbreklere geri idrar kaçışı olup olmadığı ortaya konulmalıdır.

Cerrahisiz tedavi

Beyin Omurilik Sıvısının (BOS) lomber drenaj ile alınması. Bir diğer yöntemde CT eşiliğinde iğne aspirasyonu yapılıp kistin boşaltıllıp yerne fibrin yapıştırıcı sıkılması. Fakat hiçbir yöntem Tarlow kistinin tekrarlanmasını engellememektedir.

Cerrahi tedavi

Tarlov kist cerrahisi denilince kistin olduğu omurga kısmının açılması anlaşılmalıdır. Kist açılıp boşaltıldıktan sonra tekrarını engellemek için fibrin yapıştırıcı ile doldurulur.

Beyin carrahisinde bu tedavi mikrocerrahi teknik ile kistin etrafındaki laminanın kaldırılması ve kist duvarının açılması ve kist duvarının mikroskop altında tamir edilmesini içermektedir.

Eğer hastanın ağrı, mesane yada gaita disfonksiyonu gibi bulguları ile 1.5 cm den büyük Tarlov kisti varsa hastaların çoğu cerrahiden faydalanmaktadır bizimde tecrübemiz bu yöndedir.

Sonuçlar

En sık olan komplikasyonu ameliyat sonrasında BOS sızmasıdır. Bazı vakalarda BOS sızması kendiliğinden iyileşir. Bu hastalara yatması ve yatarken yatağın  ayak kısmının kaldırması ve belde şişliği engellemek için korse takmaları önerilir. Az da olsa bakteriel menenjit riski vardır. Hastaların çoğu faydalanmasına rağmen bazı hastalarda şikayetlerde artış kendini gösterir.

Bitn tedavi olanakları kullanmaya raümen rahatlama sağlanmazsa hastanın yaşam şeklini değiştirmesi önerilir.

 

Bu yazıdaki bilgiler genel bilgi vermek amacı ile hazırlanmış olup bir doktordan alınan bilgilerin yerine kullanılamaz.

© Buradaki bilgilerin herhangi bölümü veya tamamı Prof. Dr Ersin Erdoğan’ın müsaadesi olmadan kullanılamaz veya çoğaltılamaz

Her Hakkı Saklıdır © 2013 beyincerrahisi.org
Web Tasarim: AdaNET