www.beyincerrahisi.org

Ana Sayfa

 

Karotid Endarterektomi

 

 

Son yıllarda karotid endarterektominin (KEA)etkinliği birçok kollobere çalışmada semptomlu veya semptomsuz olan hastalarda etkin olduğu ortaya konulmuştur. Karotid arter tıkanmalarında endovasküler tedavi yöntemlerinin de gelişmesine rağmen (stent gibi) karotid endarterektominin stent’ e olan üstünlüğü halen devam etmektedir ve stent tedavisi bazı hasta grupları için önerilmektedir >>>>>>>> devamı
 

 

 

 

HİPOFİZ ADENOMLARI: HASTANIN BİLMEK İSTEDİKLERİ

Dr Ersin Erdoğan
Beyin ve Sinir Cerrahisi Profesörü

  1. Hipofiz Adenomları İle İlgili Genel Sorular
  1. Hipofiz tümörünün oluşumunda etkili olan sebepler nelerdir?

 

Hipofiz tümörleri oldukça yaygındır. Yapılan otopsi çalışmalarında hipofiz tümörü ile ilgili kaydı olmayan ve başka sebeplerle ölen hastaların otopsilerinde %26 oranında hipofiz bezi içinde küçük adenom olduğu tespit edilmiştir. Moleküler biyoloji çalışmaları göstermiştir ki DNA de olan değişiklikler (genetik mutasyon) hipofiz hücrelerinde düzensiz büyümeye neden olup adenom denilen hipofiz tümörünü oluşturmaktadır. Tümör oluşumunda etkili olan çevresel faktörler tam bilinmemektedir. En nadir görülen hipofiz tümörü aileden genetik olarak gelip olanlardır, bu hastalığa Multibl Endokrin Neoplazi Tip I adı verilir. bu durumda ailesel olarak endokrin tümör hikayesi vardır, en sık olarak paratiroit tümör nedeniyle yüksek kalsiyum seviyesi vardır, hipofiz tümörü de bazen hormon artışı yapabilir ve daha da nadir olarak pankreasın nöroendokrin tümörü olabilir. Bu ailesel olan hastalık hipofiz tümör hastalarının sadece %4’ ünü yapar.

>>>>>>>> devamı

 

 

 

Makaleler

Ameliyat sonrası Yapılacaklar.......

Ameliyat Öncesi Yapılacaklar ........

Onam Formları

Beyin Tümör Cerrahisi

Hidrosefali

Periferik Sinir lezyonu

Spinal Cerrahi

Subrural-epidiral

Vasküler

 

Cemil Topuzlu

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Cep telefonları ve beyin tümörleri

 

 

 

 

 

 

 

TARİHÇE

Türkiye'nin tıp tarihine baktığımızda bütün tıp dallarının kuruluşunda ve gelişmesinde daima askeri doktorlar ve Gülhane'yi önde görüyoruz. Türkiye'de Nöroşirürji'nin başlangıcında da öyle olmuştu. Türkiye'de ilk Nöroşirürjikal operasyonu gerçekleştiren Cemil Topuzlu'dur. Cemil Paşa 1905 yılında yayınladığı “Memories at observations Medicales” isimli kitabında Jaksonien epilepsisi olan hastada trepanasyon ameliyatı , bir periferik sinir tamiri ve pott absesi sonucu paraplejik olan bir hastaya laminektomi ameliyatı yaptığını ve bu ameliyatların şifayla sonuçlandığını yazmıştır.

Dünya'da Nöroşirürji ile ilgili operasyonları ilk başlatanlar Genel Cerrahlar olmasına rağmen bir nöroşirürji uzmanının nöroşirürjinin bilim dalı olarak kurulmasında destek ve katkıları olmuştur. Türkiyede'de bu katkı bir asabiyeci olan Dr. Reşit Tahsin'den gelmiştir. Daha sonra yine bir askeri tıbbiyeli olan Mazhar Osman 1908 yılında Almanya'daki tahsilinden sonra cerrahlara Nöroşirürjiyi telkin etmiş (1920-30'lu yıllarda) ve Türkiye'nin ilk sertifikalı Nöroşirürjiyeni olan Dr. Abdulkadir Cahit Tüner ve daha sonra Dr. Cemil Şerif Baydur ve Dr. Hami Dilek ‘in yetişmesinde katkıda bulunmuştur. 1950'li yıllarda Dr. Recai Ergüder bir genel cerrahi hocası olmasına rağmen bazı sinir cerrahi olguları dahil her türlü ameliyatı büyük bir ustalıkla yapıyordu. Yine o yıllarda Dr.Nani Ayral iki yıl Amerika'da genel cerrahi ve kısmen nöroşirürji üzerine çalışmış, Kore'den dönen yaralıların kafasındaki şarapnel parçalarını çıkarıyor, gerekenlere laminektomi yapıyordu.

1958 yılında GATA Nöroşirürji Kliniği müstakil olarak kurulduğunda Dr. Zinnur Hüseyin Rollas Nöroşirürji kliniğine atanmıştır. 1965 yılında Amerika'daki Nöroşirürji eğitimini tamamlayan Dr. Hamit Ziya Gökalp ile beraber başlayan gerek yapılan müdahaleler , gerek planlanan hedefler açısından çağına uygun bir Nöroşirürji kliniğinin kurulmasının başlangıcı olarak kabul edilebilir.

 

 

Hakkımda

İlk ve orta öğrenimini Izmir'de tamamladı. 1988 yılında GATA Tıp Fakültesinden mezuniyetini müteakip 1989 yılında stajyerlik egitimini tamamladiktan sonra kıt'a görevini yapmak üzere Cumhurbaskanlığı Muhafız Alay K.lığına atandı.
1991/1996 yillarinda GATA Beyin ve Sinir Cerr.Anabilim Dalı Başkanlığında uzmanlik ögrenimini tamamladi ve 1998 yilinda Yrd.Doç.oldu. 1999 ve 2000 yillari arasinda Yale Üniversitesi Beyin cerrahi departmanında 1 yil süre ile Epilepsi Cerrahisi konusunda fellowship'lik yaptı ve 2000 yılında epilepsi cerrahisi grubunu olusturarak epilepsili hastaların cerrahi tedavisine başladı. 2003 yılında Doçentlik ünvanını aldı. 04 Mayıs 2010 tarihinde GATA'da Beyin ve Sinir Cerrahisi Profesörü oldu. 27 Nisan 2010 tarihinde Ufuk Üniversitesi Tıp fakültesi Beyin ve sinir cerrahisi ABD da Profesörlüğe atanan Erdoğan Halen Aynı üniversitede  Beyin ve Sinir Cerrahisi ABD da öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır Ingilizce bilen Prof. Dr. Ersin ERDOGAN evlidir.

 

ers

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kitap Bölümleri

Kongre,kurs ve seminer konuşmaları

Ulusal kongreler

Ulusal Yayınlar

Uluslararası kongreler

Uluslararası Yayınlar

 

 

 

 

 

 

HASTALIKLAR

Hareket bozukluğu cerrahisi, Distoni, serebral palsy, intensiyonel tremor, Parkinson Hastalığı Cerrahisi, Talamotomi, Pallidotomi, Subtalamotomi, Derin Beyin Stimülasyonu(DBS), Trigeminal Nevralji, Retrogasserian Radyofrekans Termokoagulasyonu, Balon Kompresyonu, Mikrovasküler Dekompresyon, Astrositom, Oligodenerogliom, Glioblastoma Multiforme, Meningioma, Pineal, Medulloblastoma, Epandimoma, Hemanjioblastoma, Serebral Lenfoma, Kranyofaringioma, Kolloid kist, Hipofiz Tümörü, Cushing, Akromegali, Prolaktinoma, Ağrı Cerrahisi, Akustik Nörinom, Kavernoma, Beyin Cerrahisi, Spastisite, Anevrizma, Arteriyovenöz Malformasyon, AVM, Hidrosefali, Normal basınçlı hidrosefali, Subdural hematom, intraserebral hematom, Hemikranyektomi, Epilepsi cerrahisi, Karpal Tünel, Unlar oluk, Chiari malformasyonu, Kronik subdural hematom, yüz ağrısı, hareket bozukluğu, Kronyoplasti, Kronyosinostoz, stereotaktik biyopsi, stereotaksi, Trigeminal sinir dal avulsiyonu, beyin tümörü, düşük grade’li tümörler, mikst tümörler, yüksek gradeli tümörler, anaplastik astrositom, primitif nöroektodermal tümör, ventriküler tümörler, diğer nadir tümörler, metastatik beyin tümörü ameliyatları, omurilik tümörleri, kafa kaidesi tümörleri, nonfonksiyonel hipofiz adenomu, pontoserebellar köşe tümörleri, intratekal ilaç infüzyonu, kordotomi, dorsal rizotomi, spinal kord stimülasyonu, drez ameliyatı, derin beyin stimülasyonu, stereotaktik singulotomi, mezansefalotomi, sempatektomi, serebrovasküler hastalıklar, anevrizma kliplenmesi, endovasküler GDC embolizasyon, endovasküler embolizasyon, kavernoma cerrahisi, inme cerrahi tedavisi, revaskülarizasyon ameliyatları, temporal lobektomi, amigdalohipokampektomi, ektretemporal lob rezeksiyonları, multipl subpial transseksiyon, vagal stimülasyon, omurga hastalıkları cerrahisi, servikal torakal ve lomber disk cerrahisi, periferik sinir hastalıkları cerrahisi, tuzak nöropatisi, tarsal tünel sendromu, gelişim anomolileri, meningomyelosel, tethered cord sendromu, dandy walker sendromu, araknoid kist, kranyosinostoz ameliyatları, kafa travmaları

 

 

BEL FITIĞI (LOMBER DİSK HERNİSİ)

LOMBER SPİNAL OMURGA

Lomber omurgalar (beldeki olan kemikler ve diskler) omurga ve disklerden yapılmıştır. Omurgalar birleşerek blok halde omurga iskeletini yaparken diskler ise omurgalar arasındaki yastıkları yaparlar. Omurga kemiğine tek olarak bakıldığında halka şeklinde olduğunu görürüz bu halkanın arka kısmını lamina ve pedikül denilen kemik kısımları yapmaktadır. Omurga halkaları üst üste konulduğunda ortalarındaki boşluk birleşerek tüp şeklinde bir kanal yapar. Bu kanal bacağa giden sinirleri içermektedir. Her sinir gideceği yere geldiğinde foramen adı verilen delikten çıkarlar.

DİSK

İki bölümümden yapılır. Dıştaki yapı (anulus fibrozus) ve içteki yapı (nükleus pulpozus). Dıştaki kapsül yapısı katlı liflerden yapılmıştır ve içteki yumuşak jel kıvamdaki yapıyı tutar. Bir omurganın diğeri üzerinde kolay hareket etmesini sağlamaktadır. İçerdeki yumuşak disk yapısı diş macunu kıvamına benzemektedir (biraz daha katı)

 

NELER BEL FITIĞINA NEDEN OLMAKTADIR

Diskler genellikle yaşla beraber dejenere olamaya başlarlar. Kapsülde küçük bir yırtık başlar. Yırtık diskin aşırı basması ile de oluşabilir. Diskin aşırı yüklenmesi için ağır bir şeyler yapmak şart değildir yatakta yatarken dönme hareketi esnasında da olabilir. Bu disk çıkıntısı da sinire basarak bacağa yayılan ağrıya neden olabilir.

BU DURUM HASTAYI NASIL ETKİLER?

Hastaların çoğu ağırlık kaldırdıktan sonra bel ağrılarının başladığını ifade etmektedir birkaç gün veya hafta sonra hastaların ağrıları bacaklarına yayılmaktadır. Bazen iki ağrı da beraber olabilir. Bazı hastalarda ise sadece bacak ağrısı vardır.

En sık rastlanılan şikayetler

Bel ağrısı
Bu genellikle spesifik değildir bacak da ağrıyorsa o tarafta daha fazladır ve bel fıtığının tek bulgusu olabilir. Fıtığın çıktığı disk kapsülüne bağlı olabilir.

Siyatik (bacak ağrısı)
Burada kalçanın arkasından bacağa devam eden sinirin (siyatik sinir) bel omurlarındaki sinir köklerinin bası altında kalmasıyla olur. Ağrı kalçadan topuğa kadar yayılabilir. Bel fıtığının tek bulgusu olabilir. Fıtığın çıktığı disk kapsülüne bağlı olabilir.

Uyuşukluk ve güçsüzlük
Her zaman olmaz bu sinire olan basının fazla olduğunun ve sinirin hasarlandığının bir göstergesidir.

Karıncalanma
Bacağın genellikle alt kısmında ve ayakta olur.

Kramp
Bu genellikle etkilenen sinirin kontrol ettiği kaslarda meydana gelmektedir. Belde de olabilir ve spazm şeklindedir.

NASIL TANI KONULUR?

Doktor genellikle şikayet ve bulgularınıza göre tanı koyabilir.  Benzer şikayetler bacaklarda damar tıkanıklığı olduğunda da karşımıza çıkabilir. Bu şikayetleri olan hastalardan aşağıdaki testler yapılır.
 
DÜZ RÖNTGEN FİLMİ
Genellikle ilk yapılan filmdir. Bu omular arasındaki disk yüksekliğinde azalmayı gösterebilir. Bunun yanında osteofit denilen çıkıntılı kireçlenmeleri de gösterir, omurgaların düzleşmesinde artış da görülebilir.spoldilolistezis denilen omurgalarda kayma ortaya konulabilir.

TOMOGRAFİSİ (CT)
Genellikle ikinci yapılan testtir. Fıtık varsa burada görülebilir. Kanalın daralması da görülebilir. Diskin ne kadar çıktığı da görülür.

MRI
CT benzeri bir tetkiktir fakat bu CT gibi X ışını kullanmaz onun yerine manyetik alan kullanır ve yumuşak doku ve diskin görülebilirliği bu tetkikle kesinlikle daha iyidir.

Tetkikler tamamlandığında aile hekimi tarafından aşağıdaki uzmanlara sevk edilirsiniz:
            Beyin ve Sinir Cerrahı
            Nörolog
            Ortopedi Uzmanı
            Romatoloji Uzmanı

İYİLEŞME NE KADAR SÜRMEKTEDİR?

Şikayetler genellikle kendiliğinden çözülecektir. Genellikle olguların çoğunda 6 haftayı almaktadır. Bu sürenin ilk iki haftası oldukça kötüdür. İkinci 2 haftalık periyotta daha iyisinizdir ve 6. haftada normale dönersiniz. Genel kural olarak önce ağrınız iyileşir daha sonra güçsüzlüğünüz en son olarak da uyuşukluk şikayetiniz iyileşecektir. Daha önce de bel fıtığınız oldu ise iyileşme periyodu 3 ay kadar sürebilir. Ne kadar uzun süre bekleyebilirseniz iyileşme şansınız o kadar fazladır.

NE YAPMALISINIZ?

Yerel doktorunuza müracaat edin o sizin tedavinizi planlayacaktır. Öncelikle bir miktar işe gitmeden istirahat etmelisiniz. Hiç bir şey yapmamanız halinde şikayetlerinizin kötüleştiğini göreceksiniz. Uzun süre oturmak şikayetlerinizi artıracaktır. İyileşme periyodunda ağır şeyler taşımayınız. Bazı sportif faaliyetlerde şikayetlerinizi artıracaktır.

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Tedavi şekli sizin ne kadar etkilendiğinize bağlıdır
Eğer sinir kökü ve omurilik basısı yoksa aşağıdaki tedaviler denenebilir.

Ağrı kesici ilaçlar                belirli aralıklarla devamlı olarak alınmalıdır. Hastadan hastaya cevapta değişiklik gösterir.
Anti-enflamatuar ilaçlar     eğer ülser, gastrit veya reflü hastalığınız varsa bu ilaçları kullanmamalısınız. Eğer sinir basısı varsa etkili olmayabilir.
Fizik tedavi                           bir çok şekli var bu nedenle bu konuyu fizyoterapist ile tartışmanız lazım
Epidural                                bazı hastalar epidural olarak steroid enjeksiyonu yapıldığında rahatlarlar

CERRAHİ TEDAVİ NE ZAMAN ÖNERİLİR?

Her şeyi denemenize rağmen iyileşemiyorsanız.
Kuvvetsizlik ve uyuşukluğunuz artma gösteriyorsa
Ağrıya dayanamıyorsanız
Şikayetleriniz kötüleşiyorsa
Bazen fıtığınız çıkıyor ve kanala bası yapıyorsa tüm sinirlere basarak fonksiyonlarınızı yapamamanıza neden olur. Bu şekilde uyuşukluk ve kuvvetsizlik çok ileri düzeyde olup idrar ve gaita kaçırma olayı başlayabilir (Cauda Equina sendromu). Bu olay bir acil durumdur ve hastaneye girmeniz gerekmektedir. Ve acil cerrahi ile toparlama şansınız vardır.

EĞER CERRAHİ GEREKİYORSA CERRAHİ SEÇENEKLER NELERDİR?

ÜÇ ÇEŞİT AMELİYAT TİPİVARDIR
Birçok faktöre bağlı olarak cerrah bunlardan birini seçer.

LOMBER MİKRODİSKEKTOMİ
Bu ameliyatta mikroskop yardımı fıtıklaşmış disk ve içerdeki disk çıkarılır.

LOMBER MİKROLAMİNEKTOMİ
Mikroskop ile laminanın bası yapan kısmı ve ligamentler çıkarılır

LOMBER FÜZYON
Bu işlem genellikle laminektomi ile beraber yapılır ve faset eklemlerinin bir kısmı da çıkarılır. Genellikle omurgada kaymanın da (spondilolistezis) olduğu durumlarda yapılır. Birkaç seviye diskin olduğu dejeneratif durumlarda yapılır. SADECE BEL FITIĞI OLAN GENÇ HASTALARDA YAPILMAMALIDIR.

Bazen fıtığınız çıkıyor ve kanala bası yapıyorsa tüm sinirlere basarak fonksiyonlarınızı yapamamanıza neden olur. Bu şekilde uyuşukluk ve kuvvetsizlik çok ileri düzeyde olup idrar ve gaita kaçırma olayı başlayabilir (Cauda Equina sendromu). Bu olay bir acil durumdur ve hastaneye girmeniz gerekmektedir. Ve acil cerrahi ile toparlama şansınız vardır.

BEL FITIĞI (LOMBER DİSK HERNİSİ)

 

Bu yazıdaki bilgiler genel bilgi vermek amacı ile hazırlanmış olup bir doktordan alınan bilgilerin yerine kullanılamaz.

 

© Buradaki bilgilerin herhangi bölümü veya tamamı Dr Ersin Erdoğan’ın müsaadesi olmadan kullanılamaz veya çoğaltılamaz

 

 

 

HASTALIKLAR

Hareket bozukluğu cerrahisi, Distoni, serebral palsy, intensiyonel tremor, Parkinson Hastalığı Cerrahisi, Talamotomi, Pallidotomi, Subtalamotomi, Derin Beyin Stimülasyonu(DBS), Trigeminal Nevralji, Retrogasserian Radyofrekans Termokoagulasyonu, Balon Kompresyonu, Mikrovasküler Dekompresyon, Astrositom, Oligodenerogliom, Glioblastoma Multiforme, Meningioma, Pineal, Medulloblastoma, Epandimoma, Hemanjioblastoma, Serebral Lenfoma, Kranyofaringioma, Kolloid kist, Hipofiz Tümörü, Cushing, Akromegali, Prolaktinoma, Ağrı Cerrahisi, Akustik Nörinom, Kavernoma, Beyin Cerrahisi, Spastisite, Anevrizma, Arteriyovenöz Malformasyon, AVM, Hidrosefali, Normal basınçlı hidrosefali, Subdural hematom, intraserebral hematom, Hemikranyektomi, Epilepsi cerrahisi, Karpal Tünel, Unlar oluk, Chiari malformasyonu, Kronik subdural hematom, yüz ağrısı, hareket bozukluğu, Kronyoplasti, Kronyosinostoz, stereotaktik biyopsi, stereotaksi, Trigeminal sinir dal avulsiyonu, beyin tümörü, düşük grade’li tümörler, mikst tümörler, yüksek gradeli tümörler, anaplastik astrositom, primitif nöroektodermal tümör, ventriküler tümörler, diğer nadir tümörler, metastatik beyin tümörü ameliyatları, omurilik tümörleri, kafa kaidesi tümörleri, nonfonksiyonel hipofiz adenomu, pontoserebellar köşe tümörleri, intratekal ilaç infüzyonu, kordotomi, dorsal rizotomi, spinal kord stimülasyonu, drez ameliyatı, derin beyin stimülasyonu, stereotaktik singulotomi, mezansefalotomi, sempatektomi, serebrovasküler hastalıklar, anevrizma kliplenmesi, endovasküler GDC embolizasyon, endovasküler embolizasyon, kavernoma cerrahisi, inme cerrahi tedavisi, revaskülarizasyon ameliyatları, temporal lobektomi, amigdalohipokampektomi, ektretemporal lob rezeksiyonları, multipl subpial transseksiyon, vagal stimülasyon, omurga hastalıkları cerrahisi, servikal torakal ve lomber disk cerrahisi, periferik sinir hastalıkları cerrahisi, tuzak nöropatisi, tarsal tünel sendromu, gelişim anomolileri, meningomyelosel, tethered cord sendromu, dandy walker sendromu, araknoid kist, kranyosinostoz ameliyatları, kafa travmaları

 

 

| Adres |Prof. Dr. Ersin Erdogan || ©2006 SDY